Astro Portre

Edvard-Munch-Ayrılış-1896-Tuval-Üzerine-Yağlıboya-Munch-Müzesi-Oslo
Edvard-Munch-Kimdir

Edvard Munch Norveç’te doğdu. Kendisi bir yay. Beş yaşındayken annesini, on üç yaşındayken ablasını kaybetmiş. Çocuk yaşta resimler yapmaya başlayan Munch resimlerine bu kasvetli havayı yansıtan bir sanatçı. Hatta öyle ki resimlerine “Hasta Çocuk” ve ”Hasta Odasında Ölüm” gibi isimler vermiş.

Pek çok sanatçı gibi Munch da babasının ısrarı üzerine mühendislik okumaya başlamış sonrasında resme olan ilgisi nedeniyle okulunu yarım bırakmış. Önceleri natüralizmden etkilenmiş, sonrasında ise Van Gogh, Gaugien gibi izlenimcilere dahil olmuştur. Pek çok sergi açmış, kendi zirvesini yaşadığı, 1983 lü yıllarda tam da satürn döngüsündeyken o ünlü eseri “çığlık” üzerine çalışmalar yapmaya başlamıştır.

Munch, daha sonra bu resmin ilham kaynağının şu sözlerle ifade etmiştir “Yolda iki arkadaşımla yürüyordum, güneş batıyordu, birdenbire gökyüzü kan kırmızısına büründü, kendimi tükenmiş hissederek, durakladım ve parmaklıklara yasladım, koyu mavi fiyordun ve şehrin üzerinde kan ve dil şeklinde alevler vardı, arkadaşlarım yürümeye devam ettiler ve ben korku içinde tir tir titreyerek kalakaldım, doğanın içinden geçen sonsuz çığlığı içimde hissetim”

Güneş ve merkür burcu yay olan Munch’ dan nasıl oluyor da böyle ölüm temalı dramatik resimler çıkıyor diye düşünüyordum ki Munch’ın güneş uranüs karşıtlığını gördüm. Özellikle o meşhur eseri “çığlık” da kendi döneminde alışılmadık bir biçimde, tuvale yansımayan bir tarzı yakalayabildiğini gösteriyor. Yay burcunun yönetici gezegeni olan jüpitere baktığımızda ise akrep burcuna yerleştiğini görüyoruz. Akrep krizin, tutkunun, kayıpların, manipülasyonun ve elbette ölümün burcudur. Munch’ın kuzey ay düğümü de akrep, hayat yolculuğunda krizleri, bunalımları sonuna kadar deneyimleyerek dönüşmüş bir sanatçı görüyoruz! Diğer taraftan resimlerindeki umutsuzluk teması ay oğlak gerçekçiliği ve gölge yönü kasvetiyle yoğrulmuş.

Uzun uzun yazamadım ama youtube da epeyce anlattım buyurun efenim Edward Munh doğum haritası yorumu yayında…

henri
058-Dans-Dance-Matisse

Geleneksel yapının yıkılmaya başlandığı özgür adımların birer birer atıldığı altın bir çağ olan 1900′ lerin gözde sanatçısı Hanri Mattisse geleneği modernle harmanlayan sanat tarzıyla tanınır. Haritasında dikkat çeken yükselen Aslan vurgusu ile yaratıcı, cesur, sıcakkanlı ve gülümseyen yüzüyle bize bakar. Sanatında da bir yükselen aslana yakışır şekilde çarpıcı renkleri kullanmaktan korkmaz.

Matisse’ in doğum haritasında yükselen yöneticisi Güneş ve beraberinde Ay, Satürn, Merkür ve Mars gezegenleri sanat, yaratıcılık ve hayal gücünü temsil eden 5. eve taht kurmuş ve aslan burcunu temsil eden bu evdeki stelyumla beraber resimlerine de ‘oyun’, ‘dans’, ‘müzik’ isimlerini vermiştir!

Matisse 1869 yılında Kuzey Fransa’da, aileyi temsil eden 4. evin yöneticisi mars 6. ev sınırında yücelimde oğlak burcunda ve Vesta ile kavuşumda kendisini işine, ailenin devamlılığına adayan  esnaf ailede dünyaya gelmiştir. Babayı temsil eden Güneş oğlak ve yöneticisi Satürn yay burcunda geleneksel bir yapıda katı kuralları olan ebeveyne işaret ediyor. Matisse de zaten çocukluğundan bahsederken “Çabuk ol!” “Bak!” “Koş!” “Çatla! gibi ifadelerle dolu olduğunu söylüyor. Ki yay burcuna yerleşmiş ay, Satürn ile kavuşumda. Matisse’ in annesi de neşeli, keyifli, eğlenceli bir o kadar da otorite!

Nitekim aynı zamanda duyguları gösteren Satürn kavuşumlu ayı ve güney ay düğümü oğlaklığıyla yıllar sonra kendi çocuklarını yetiştirirken göstereceği en ufak bir şefkatin büyük bir zayıflık olduğunu söylemiş ve bu nedenle zaman zaman çocuklarını kendisinden uzak tutmuştur!

Matisse genç yaşta ailesi istediği için Paris’e hukuk eğitimi için gitmiş ve döndüğünde hastalanarak hastaneye yatırılmıştır. Orada annesinin sıkılmasın diye getirdiği boyalarla tanışmasıyla hayatı değişmiştir. Hukuk konusunu da temsil eden Jüpiter’le kavuşumda olan Boğa Mc’ye trine açılar yapan Güneşiyle yaratıcılığını açığa çıkaran Matisse “Boya kutusunu elimde tuttuğum andan itibaren, bunun benim hayatım olduğunu biliyordum.”  demiştir. Elbette bu durumdan pek hoşlanmamış geleneksel beklentileri olan aile çocuklarının kendi işlerine destek olmasını beklemiştir.

Sanat yaşamının ilk yıllarında herkes gibi oda desen ağırlıklı çalışmalar yapmış, 1900 yılından itibaren 5. evde Progress ayı kovaya geçip Progress güneşle kavuşunca onun içinde yeni bir dönem başlamıştır. İlerleyen yıllarında farklı denemeler yapmış, sonunda kendine has, marjinal ve çağına göre vahşi olarak adlandırılan Fovizmi yaratmıştır ve dahası Picasso ile birlikte Modernizmin öncüsü olmuştur.

Parlak renkler, çiğ yeşil ve kırmızılar, sağa sola savrulmuş fırça darbeleriyle gerçeği yansıtmayan portreler resmetmiş, özgür ve bir kuramdan bağımsız resimler yaptığını iddia etmiş, gözlem ve duyularını izlediğini söylemiştir. Nitekim denklinasyon dışı ve Epimetheus Merkür’ ü, yengeç burcundaki Uranüs’ e karşıtlığıyla sabırlı, geleneksel bir o kadar da farklı (Uranüs) düşünce biçimiyle doğuya yaptığı ziyaretlerde Minyatür, Bizans ve Rus sanatı ile tanışmış, geleneksel bir sanatı, modern, kendine özgü bir tarzla tuvale aktarmıştır.

1908 yılında yaptığı “Harmony Red” isimli tablosunda, sonraki yıllarda yapacağı eserlerde kırmızının vurgusu, halı, kilim desenlerinin haritasındaki baskın toprak elementinin gelenekselliğini yansıtırken Mc yöneten Venüs’ ün kova burcundaki yerleşimi sıra dışı sanat anlayışının ortaya koymasını sağlamış, Oğlak burcundaki stelyumu onu işinde titiz, sabırlı, hırslı  ve  çalışkan kılmıştır.

İlişkilerin de Satürn ve Ay’ a sekstil açılar yapan kova burcuna yerleşmiş venüsüyle uzun ancak bağımsız ilişkileri deneyimlemeye yatkın bir kişilik olan Matisse, kızlarının annesi Marguerite sonrasında  Matisse’in sanatıyla evli olduğunu kabul eden iki oğlunun annesi Amelie Parayre ile evlenmiş, Amilie ile evliliğini ise  genç Rus sevgilisi Lydia Delectorska  nedeniyle bitirmiştir.

Matisse yaşamının son yıllarında 12 eve yerleşmiş olan Kuzey ay düğümü yengeçliğiyle ( anaritik derecede)  ülser, bağırsak ve mide kanseri ile savaşmak zorunda kalmış ve çok sayıda ameliyat geçirmiştir. 1948 de Oğlak stelyumunu yöneten ve Neptün trine yapan Satürn Yay’ın hakkını vermiş ve Fransa’da Chapelle du Rosaire isimli Katolik kilisesinin camlarına desenlerini resmetmiş, pes etmeyen ruhuyla, uzun yaşamı boyunca hiç durmadan üreten oğlak sabrıyla hasta yatağında dahi resimler yapmıştır…

Sevgilerimle

Karma Astrolog Özlem Somuncu

Kaynak

http://www.henri-matisse.net/biography.html

https://www.ozlemsomuncu.com/wp-content/uploads/footer-gezegenler.png

Takip Et

© Copyright 2021 | Tüm Hakları Saklıdır, Tasarım ve Dizayn: Gurur TOMUR 

İptal ve İade