top of page

Kozmik Bir Miras: Gökyüzündeki Ay, Kalbindeki Anne

Güncelleme tarihi: 29 Oca


Ay'ın doğum haritasındaki açıları, bir bireyin çocukluk döneminde bakım verenlerinden (özellikle annesinden) aldığı "besleme" (nurturing) tarzını ve bu deneyimin yetişkinlikteki bağlanma modellerini nasıl şekillendirdiğini gösteren birer kozmik mühürdür. Ay, annenin gerçekte kim olduğundan ziyade, çocuğun onu nasıl algıladığını ve bu ilişkinin çocukta bıraktığı duygusal izi (imprint) temsil eder.


Ayı burçlarına göre artık biliyoruz ama bazen bize tam olarak uymuyor işte bu noktada ayın açıları çok çok önem kazanıyor.  Sizin veya çocuklarınızın haritalarında annenizi ve anneliğinize daha yakından bakmak isterseniz açılarına göz atmalısınız.


Duyguları ve bağlanma biçimlerini ele alarak Ay'ın açılarına göre şekillenen ebeveyn modellerini şu şekilde toparlayabiliriz:


1. Ay ve Mars: Aktif ve "Dayanıklı" Ebeveyn Modeli

Bu açılara (özellikle kavuşum, kare ve karşıt) sahip bireylerde anne genellikle savaşçı, aktif ve cesur bir figür olarak algılanır.

  • Ebeveynlik Tarzı: Çocuk ağladığında veya şefkate ihtiyaç duyduğunda, anne sakinleştirmek yerine "Hadi kalk, devam et, bir şeyin yok" şeklinde aktif bir teşvik sergilemiş olabilir. Anne, zayıflık gösterilmesine karşı toleranssız davranıp çocuğu erkenden dayanıklı olmaya itmiş olabilir. Rekabetçi ve zararlı yerleşimlerde mücadeleci eğilimler verir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Birey, duygularının değersiz olduğu veya teselli edilmeyi hak etmediği inancıyla büyüyebilir. Yetişkinlikte, kendi duygularını değerli bulmayı ve başkalarından şefkat almayı öğrenmesi gerekir.


2. Merkür: Bağın Sesi ve Zihinsel Köprü

Eğer Ay ruhun derinliğindeki iklimse, Merkür bu iklimin "rüzgarıdır". Çocuğun annesiyle kurduğu zihinsel bağın ve ondan öğrendiği iletişim dilinin kozmik imzasını taşır.

  • Zihinsel Hizalama: Merkür açıları, annenin çocuğuyla "konuşup konuşmadığını" değil, onu "duyup duymadığını" anlatır. Merkür’ü sert açılar alan bir çocuk, annesini zihinsel olarak erişilemez, sürekli eleştiren veya kelimelerini saklayan biri olarak algılayabilir.

  • Öğrenilen Dil: Çocuk, dünyayı anlamlandırma biçimini annesinin Merkür’ünden kopyalar. Eğer aralarında uyumlu bir bağ varsa, çocuk kendini ifade ederken güvende hisseder; aksi halde, düşüncelerinin "yanlış" olduğu korkusuyla sessizliğe bürünebilir.


3. Venüs: Sevginin Estetiği ve Değer Mirası

Venüs, annenin çocuğuna sevgiyi "nasıl bir ambalajla" sunduğunu ve çocuğun kendi öz değerini bu ambalaja bakarak nasıl belirlediğini gösterir.

  • Değer Algısı: Bir çocuk, "Ben sevilmeye layık mıyım?" sorusunun cevabını annesinin Venüs yerleşiminde bulur. Eğer Venüs yaralıysa (sert açılar altındaysa), çocuk sevgiyi ancak bir "şartla" (başarı, uyum, sessizlik) alabileceğine inanabilir.

  • Güzellik ve Uyum Mirası: Anne, çocuğun dünyadaki ilk "estetik" rehberidir. Venüs, annenin hayattan aldığı keyfi çocuğuna nasıl aşıladığını gösterir. Venüs’ü güçlü bir bağda olan çocuk, hayatın tadını çıkarmayı ve kendini şımartmayı annesinden öğrenen bir fidan gibi serpilir.

4. Ay ve Satürn: Otoriter ve Kuralcı Ebeveyn Modeli

Ay-Satürn arasındaki sert açılar, ebeveynlikte sorumluluk ve kuralların duyguların önüne geçtiği bir modeli işaret eder.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne genellikle "şovu yöneten", otoriter ve aşırı disiplinli bir figürdür. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarına karşı mesafeli kalmış ve çocuğu çabuk büyümeye zorlamış olabilir. “Bir şey yok bir şey yok hadi kalk” buna da ağlanmaz ki ayıp ediyorsun yaklaşımı benimseyebilir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Bu bireyler duygusal güvenliklerini başarı, statü ve hesap verebilirlik üzerinden sağlamaya çalışırlar. Sürekli "kusursuz olamama" suçluluğu ve melankoliye yatkınlık (kaçınmacı/soğuk bağlanma eğilimi) görülebilir.


5. Ay ve Uranüs: Mesafeli ve Öngörülemeyen Ebeveyn Modeli

Uranüs'ün Ay ile olan sert açıları, duygusal bir kopukluk ve istikrarsızlık modelini yansıtır.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne figürü duygusal olarak mesafeli, öngörülemeyen veya istikrarsız bir tutum sergilemiş olabilir. Bazı durumlarda anne, çocuğa rehberlik etmek yerine çok fazla özgürlük vererek onu duygusal sorunlarıyla baş başa bırakmış olabilir. Sen neyi seçersen özgülüğü sunarken bir yandan da benim isteklerim ne olacak? Sorularıyla karşılaşabilir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocukta kalıcı bir şok, belirsizlik veya kaygı duygusu gelişebilir. Bu yerleşim genellikle duygusal hayattan bir tür kopma (dissociation) ile sonuçlanarak yakınlık kurmayı zorlaştırır.



6. Ay ve Neptün: Kurban veya Duygusal Olarak "Erişilemez" Ebeveyn Modeli

Ay-Neptün gerilimi, ebeveynin kendi sorunları nedeniyle duygusal olarak müsait olmadığı bir dinamiği temsil eder.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne genellikle mağdur, kurban veya "şehit" rolündedir; kendi zorluklarıyla o kadar meşguldür ki çocuğuna destek olamaz. Bazen bu modelde ebeveyn, çocuğun gerçekten ihtiyacı olduğunda ortadan kaybolan bir figürdür. Bazen dramaya gömüldüğü için bazen de kendi hayallerine kapıldığı için bu eğilimi gözlemleyebiliriz.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocuk, annenin duygusal yüklerini taşımayı öğrenerek aşırı empati geliştirir. Yetişkinlikte tatsız duygulardan kaçınma, bağımlı kişilik geliştirme veya kurban-kurtarıcı döngülerine girme riski taşır.


7. Ay ve Plüton: Kontrolcü ve Güç Odaklı Ebeveyn Modeli

Bu açı, anne figürünün çocuk üzerinde derin ve sarsıcı bir etki bıraktığını gösterir.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne; kontrolcü, müdahaleci, manipülatif veya duygusal olarak aşırı baskın (overpowering) algılanır. Çocuğun mahremiyetini ihlal eden bir "psikolojik istila" söz konusu olabilir. “Ben karışmam ama ben olsam siyahı seçerdim” söylemlerini çokça duyarız.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Birey güvenmemeyi çok erken yaşlarda öğrenir ve kuşkucu bir yapı geliştirir. Yetişkinlikte ilişkilerinde takıntılı, bağlayıcı ve kontrolcü bir tutum sergileyebilir (korkulu-kaçınan veya takıntılı bağlanma tarzı).


8. Ay ve Jüpiter: "Cömert ama Sınır Tanımayan" Ebeveyn Modeli

Ay-Jüpiter arasındaki açılar (özellikle kavuşum, kare ve karşıt), ebeveynlikte duygusal coşkunun ve iyimserliğin bazen gerçeklikten koptuğu bir modeli işaret eder.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne genellikle neşeli, cömert, vizyoner ve çocuğuna çok fazla imkan sunan bir figür olarak algılanır. Ancak bu modelde anne, çocuğun duygusal sınırlarını görmekte zorlanabilir. Her şeyi "iyilikle" çözmeye çalışırken çocuğun olumsuz duygularını (üzüntü, öfke) görmezden gelebilir veya "Hadi gülümse, her şey çok güzel olacak!" diyerek duyguları bastırabilir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocuk, sevilmek için her zaman "neşeli ve iyi" olması gerektiği inancıyla büyüyebilir. Yetişkinlikte duygusal olarak aşırı verici olma, hayır diyememe veya duygusal boşlukları yemek, alışveriş gibi "aşırılıklarla" doldurma eğilimi (preoccupied/saplantılı bağlanma riski) görülebilir.


3. Ay ve Uranüs: Mesafeli ve Öngörülemeyen Ebeveyn Modeli

Uranüs'ün Ay ile olan sert açıları, duygusal bir kopukluk ve istikrarsızlık modelini yansıtır.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne figürü duygusal olarak mesafeli, öngörülemeyen veya istikrarsız bir tutum sergilemiş olabilir. Bazı durumlarda anne, çocuğa rehberlik etmek yerine çok fazla özgürlük vererek onu duygusal sorunlarıyla baş başa bırakmış olabilir. Sen neyi seçersen özgülüğü sunarken bir yandan da benim isteklerim ne olacak? Sorularıyla karşılaşabilir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocukta kalıcı bir şok, belirsizlik veya kaygı duygusu gelişebilir. Bu yerleşim genellikle duygusal hayattan bir tür kopma (dissociation) ile sonuçlanarak yakınlık kurmayı zorlaştırır.

4. Ay ve Neptün: Kurban veya Duygusal Olarak "Erişilemez" Ebeveyn Modeli

Ay-Neptün gerilimi, ebeveynin kendi sorunları nedeniyle duygusal olarak müsait olmadığı bir dinamiği temsil eder.


  • Ebeveynlik Tarzı: Anne genellikle mağdur, kurban veya "şehit" rolündedir; kendi zorluklarıyla o kadar meşguldür ki çocuğuna destek olamaz. Bazen bu modelde ebeveyn, çocuğun gerçekten ihtiyacı olduğunda ortadan kaybolan bir figürdür. Bazen drama gömüldüğü için bazen de kendi hayallerine kapıldığı için bu eğilimi gözlemleyebiliriz.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocuk, annenin duygusal yüklerini taşımayı öğrenerek aşırı empati geliştirir. Yetişkinlikte tatsız duygulardan kaçınma, bağımlı kişilik geliştirme veya kurban-kurtarıcı döngülerine girme riski taşır.


5. Ay ve Plüton: Kontrolcü ve Güç Odaklı Ebeveyn Modeli

Bu açı, anne figürünün çocuk üzerinde derin ve sarsıcı bir etki bıraktığını gösterir.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne; kontrolcü, müdahaleci, manipülatif veya duygusal olarak aşırı baskın (overpowering) algılanır. Çocuğun mahremiyetini ihlal eden bir "psikolojik istila" söz konusu olabilir. “Ben karışmam ama ben olsam siyahı seçerdim” söylemlerini çokça duyarız.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Birey güvenmemeyi çok erken yaşlarda öğrenir ve kuşkucu bir yapı geliştirir. Yetişkinlikte ilişkilerinde takıntılı, bağlayıcı ve kontrolcü bir tutum sergileyebilir (korkulu-kaçınan veya takıntılı bağlanma tarzı).


6. Ay ve Jüpiter: "Cömert ama Sınır Tanımayan" Ebeveyn Modeli

Ay-Jüpiter arasındaki açılar (özellikle kavuşum, kare ve karşıt), ebeveynlikte duygusal coşkunun ve iyimserliğin bazen gerçeklikten koptuğu bir modeli işaret eder.

  • Ebeveynlik Tarzı: Anne genellikle neşeli, cömert, vizyoner ve çocuğuna çok fazla imkan sunan bir figür olarak algılanır. Ancak bu modelde anne, çocuğun duygusal sınırlarını görmekte zorlanabilir. Her şeyi "iyilikle" çözmeye çalışırken çocuğun olumsuz duygularını (üzüntü, öfke) görmezden gelebilir veya "Hadi gülümse, her şey çok güzel olacak!" diyerek duyguları bastırabilir.

  • Bağlanma Üzerindeki Etkisi: Çocuk, sevilmek için her zaman "neşeli ve iyi" olması gerektiği inancıyla büyüyebilir. Yetişkinlikte duygusal olarak aşırı verici olma, hayır diyememe veya duygusal boşlukları yemek, alışveriş gibi "aşırılıklarla" doldurma eğilimi (preoccupied/saplantılı bağlanma riski) görülebilir.

 

Özetle; haritadaki Ay'ın aldığı açılar, ebeveynin çocuğun bağımlılık ihtiyaçlarıyla nasıl bir denge kurduğunu gösterir. Eğer ebeveyn bu ihtiyaçları sevgiyle ve tutarlılıkla karşılayabildiyse güvenli bağlanma; manipülasyon, soğukluk veya ihmalle karşıladıysa güvensiz bağlanma modelleri gelişir.


Metaforik Bir Yaklaşım: Ay'ın açılarını, fidanın (çocuk) büyüme sürecindeki "hava koşullarına" benzetebiliriz. Sert Mars açıları fidanı sürekli rüzgara karşı dik durmaya zorlayan bir iklim gibidir; Satürn açıları fidanı dar bir saksıda şekillendiren budama makasıdır; Neptün açıları ise fidanın üzerine çöken ve yönünü bulmasını zorlaştıran bir sis perdesidir. Her biri fidanın nasıl kök salacağını (güvenlik ihtiyacı) ve göğe nasıl uzanacağını (duygusal ifade) belirler.


Mükemmel diye bir şeyin olmadığı ama kendi bildiğimiz en iyi ebeveynliği yapma gayretinde olduğumuzu düşünürsek ve bu makaleye anne çocuk atölyelerine eşlik ettiğimiz düşünülürse daha fazlasını sunmak için neler mümkün diye soruyoruz demektir.

Hayat bir öğrenme yolculuğu, anne baba olmakta öğrenilen bir şey. Kendimize katacağımız her şey çocuklarımıza ve topluma katkı olacaktır.


Bu harita bir kader değil, bir potansiyel tarlasıdır. Ve sen sevgili anne, bu tarlaya sevgisiyle can suyu verecek olan en büyük bahçıvansın...


Yıldızlar rehberin, kalbin pusulan olsun.


Sevgiyle


Kaynak: S. Arroya/ Açılar

Anne & çocuk astroloji atölyesi (Gündüz grubu)
TRY 1,750.00
22 Şubat 2026 14:30–16:30Online Konferans
Hemen Kaydol
Çocuk ve gençler için danışmanlık
TRY 5,000.00
1 sa.
Yer Ayırt

Yorumlar


​© 2025 Özlem Somuncu

Wix tarafından desteklenmekte ve güvence altına alınmaktadır.

bottom of page